Sıkça Sorulan Sorular

  • Arılar Balı Nasıl Üretiyor?

Bal, nektar olarak bilinen kolay bozulan ince tatlı sıvının, arıların vücutlarından salgıladıkları bir takım enzimlerle işlenmesi sonucu, dayanıklı, yoğun ve yüksek besin değeri içeren bir gıda maddesine dönüştürülmesi ile elde edilir. Tarlacı arı kovana getirdiği balı ilk boş bulduğu peteğe bırakmakta ve tekrar nektar toplamak için kovan dışına çıkmaktadır. Petek gözüne konulan bal, kovan içi hizmeti yapan arılar tarafından alınıp ballıktaki peteklere taşınır. Ballıktaki peteklere konulan yarı olgunlaşmış bal, arılar tarafından suyu uçurup olgunlaştırılır. Bal konulan petek gözleri, balın suyunun uçurulup olgunlaştırılmasından sonra balmumu salgılayan arılar tarafından kapatılır ve hazır hale gelmiş olur.

 

  • Bal ülkemizde hangi bölgelerde üretiliyor?

Ülkemizin her bölgesinde bal üretilmektedir. Ancak tek bir çiçeğe ait ballar (monoflora) belli zamanlarda ve belli bölgelerde üretilmektedir. Örnek olarak, Karadeniz kıyılarında ve yakın bölgelerinde kestane ve orman gülü, Eğe bölgesinde çam, Trakya bölgesinde ayçiçek, Akdeniz bölgesinde narenciye, üçgül, Güneydoğu Anadolu bölgesinde pamuk balları yoğun olarak üretilmektedir. Karışık çiçeklerden elde edilen (poliflora) yayla ballarının ise ülkemizin başta Orta ve Doğu Anadolu olmak üzere, hemen her bölgesinde üretimi vardır.

 

  • Bal çeşitleri nelerdir?

Ballar elde ediliş kaynaklarına göre çiçek balı ve salgı balı olarak, Elde ediliş şekillerine göre de petekli bal, süzme bal ve pres balı olarak sınıflandırılabilirler. Balın hammaddesi nektardır ve dünyada üretilen balın büyük bir kısmının nektarı, çiçeklerden gelmektedir. Ancak bir miktar bal da çiçek olmayan kaynaklardan elde edilir. Örneğin salgı balı bu şekilde üretilmektedir. Salgı da yine bitki kaynaklı bir sıvıdır ancak çiçekle ilgisi yoktur. Salgı bazı bitki emici böceklerin salgıladığı şeker içeren bir sıvıdır. Çam balı, ülkemizin dünyaca ünlü salgı balı çeşididir. Ülkemiz çam balı üretiminde dünya birincisi olup, ihracatta da önemli yer tutmaktadır.

 

  • Krem bal nedir?

Krem bal, balın kontrollü olarak kristalleşmesinin sağlanmasıyla elde edilen tereyağı gibi sürülebilir özelliğe sahip bir üründür. Kristalleşme işleminin istenilen şekilde homojen ve uygun dokuda gerçekleşmesini ve kristalleşmenin başlamasını sağlanmak için, süzme balın içerisine starter (kristalleşmeyi başlatıcı) olarak önceden krem bal olarak işlenmiş uygun özellikteki bir kristalleşmiş baldan belli miktarda ilave edilir ve hazırlanan karışım uygun sıcaklıkta saklanarak, ürün krem bal haline getirilir.

 

  • Arılar çam balını nasıl üretiyor?

Çam balı, çam ağaçları üzerinde yaşayan çam pamuklu koşnili böceğinin vücudunda sindiremediği şekerli sıvıyı (basura) belirli zamanlarda çam ağaçları üzerine bırakması ve arının basurayı çam ağacı üzerinden alarak kendinden kattığı enzimlerle işleyip, kovana getirmesi ve peteklerde suyunu uçurarak olgunlaştırması sonucu elde edilir. Çam Balı Türkiye’de sadece Muğla-Marmaris-Aydın-Kuşadası ve yakın yöresi ile Çanakkale ili ve Kaz Dağları�nın belirli bölgelerinde üretilmektedir. Bunun sebebi de çam ağacında basrayı salgılayan çam pamuklu koşnili böceğinin (Marchalina Hellenica) sadece bu yörelerde yaşayabiliyor olmasıdır.

 

  • Çam balı ile Çiçek balı arasında ne fark vardır?

Çam balının en önemli özelliği kıvamı bozulmadan veya kristalleşmeden uzun süre saklanabilmesidir. Rengi çiçek ballarından daha koyudur. Çam balları çiçek ballarına göre çok daha geç kristalleşir. Hatta bazı durumlarda bu balların yıllarca kristalleşmediği görülür. Çam balı, kristalleşmeye dayanıklılığı ve kristalleşmeyi önleyici özelliği ile gıda sektöründe çeşitli ürünlerde (örneğin dondurmalarda) bir doğal katkı maddesi olarak geniş bir kullanım alanına ve önemli ihracat potansiyeline sahiptir. Çam ballarının duyusal özellikleri çiçek ballarından farklıdır. Çam balları kendilerine has özel bir kokuya, tada ve renge sahiptir. Çam ballarının glikoz ve früktoz içeriği çiçek ballarına göre daha düşüktür. Daha az tatlıdır ve boğazda yakıcı bir his bırakmaz. Çam balları çiçek ballarından daha fazla miktarda enzim, aminoasit ve mineral madde içerir. Çam balı çok miktarda hif ve spor içermektedir ve bu hifler özellikle Türkiye ile Yunanistan’ın dışında hiçbir ülkenin orman balında bulunmayan özelliktedir.

 

  • Doğal Bal Nedir? Doğal Balla, Doğal Olmayan Bal Arasındaki Fark Nasıl Anlaşılır?

Şekerli ballar arıların, şeker şurubuyla beslenmeleri neticesinde elde edilen ballardır. Arı, balı çiçeğin nektarından değil, hemen kovanın önüne konmuş olan şekerden imal eder. Bu şekilde üretilen ballar, doğanın ve çiçeklerin özünü sağlığını taşımamaktadır ve bal adı altında satışa sunulamaz. Yapay ballar ise şeker şuruplarına aroma ve boya ilavesi ile üretilen ürünler olup, bu durumun etiketlerinde mutlaka belirtilmesi gerekir. Bunların yanı sıra bir de doğal ballara çeşitli şeker şurupları, su, nişasta vs. katılarak yapılan hile yöntemleri vardır. Burada amaç ucuz maddeler katarak miktarın artırılmasıdır. Yukarıdaki tüm uygulamalar balda sahteciliğe girmektedir ve doğal bal adı altında satışa sunulamaz. Doğal bal arıların çiçeklerin özlerinden yani nektarlarından elde ettiği yani direkt ve yalnız doğadan gelen baldır. Balda hile olup olmadığını sadece balın tadından, kokusundan ya da görüntüsünden anlamak mümkün değildir. Tek yöntem balın yapısının analiz edilmesidir. En iyi netice, tüm bal analizlerinin yapılıp, sonuçların, konusunda deneyimli uzman bilim adamları tarafından yorumlanmasıyla elde edilir.

 

  • Bal neden kristalleşiyor? Kristalleşmiş balın sağlığa zararı var mıdır?

Balla ilgili merak edilen önemli bir konu, süzme olarak satılan balların bir süre sonra kristalleşmesinin bir problem teşkil edip etmediğidir. Bu durum bazen bala şeker şurubu katılmış olduğu şeklinde yanlış yorumlanır. Ancak bu inanış gerçeğin tam aksidir. Zira şeker şurubu ilave edilmiş ballar çok uzun süre kristalleşmeden kalabilir, saf ve doğal ballar ise, balın elde edildiği çiçeklerin türüne göre değişmekle beraber, özellikle kış aylarında ve soğukta muhafaza edildiği taktirde birkaç ay gibi kısa bir sürede kristalleşebilmektedir. Bu kesinlikle doğal bir olay olup, balın tüketilmesini önleyici bir problem değildir. Bal kristalleşmiş haliyle de tüketilebileceği gibi, benmari usulü bir ısıtma işlemiyle (sıcak su dolu bir kabın içerinde balın ısıtılması) kristaller çözdürülüp bu şekilde de tüketilebilir. Balda kristalleşme hiçbir şekilde bala yapılmış bir hilenin göstergesi değildir. Kristalleşmiş balın tüketilmesinde, sağlık açısından hiçbir sakınca yoktur. Kristalleşmenin başlıca sebepleri; balın oluşmasında yararlanılan çiçeklerin türü, balın içerdiği hava kabarcıkları, polen ve diğer partiküllerin miktarı, balın depolandığı yerin nem ve sıcaklığı ile ambalaj kaplarının çeşididir. Balın kristalleşmesi tabii bir olaydır ve balın glikoz oranı bakımından doymuş hale gelmesiyle, glikoz moleküllerinin kristal duruma geçmesi olarak tanımlanır. Kristalleşme için en uygun sıcaklık 14°C civarıdır. 10 °C’nin altında ve 26,5°C’nin üzerinde kristalleşme yavaşlar. Kristalleşmiş balın tüketilmesinde, sağlık açısından hiçbir sakınca yoktur. Avrupa, Amerika ve Kanada’da balın kontrollü şartlarda kristalleştirilerek “Krem bal” olarak tüketimi çok yaygındır. Tüketici krema kıvamında ve daha az akışkan, daha sürülebilir özelliklere sahip bu ürünü sıvı bala tercih etmektedir.

 

  • Balın ekşimesi ( fermantasyonu) nasıl olur?

Fermantasyon balda bulunan mayaların yine balda bulunan şekerleri enerji kaynağı olarak kullanarak çoğalmaları sonucu meydana gelen bir durumdur. Mayaların faaliyeti esnasında balın aroma ve lezzetini bozan pek çok madde de oluşur. Mayalar çiçeklerde bulunur ve bala nektarla bulaşır. Pek çoğu nektarın bala dönüştürülmesi esnasında ölür ama hayatta kalan bir kaç maya şartlar uygun olduğunda gelişerek balı fermente edebilir. Balın fermente olma ihtimali nem oranı ve içerdiği maya sayısı ile ilişkilidir. Nem içeriği %17’nin altında olan balların fermente olma ihtimali yoktur. Nem oranı %20’nin üzerinde olan ballarda ise fermantasyon riski yüksektir. Bu tip balların 10°C’nin altında depolanması (mayalar bu şartlarda gelişemezler) veya depolama öncesi balın pastörize edilmesi ile fermantasyonun engellenmesi mümkündür.

 

  • Bal küçük çocuklara verilebilir mi?

Bal 1 yaşından küçük çocuklar için tavsiye edilmemektedir. Nedeni Clostridium Botulinum bakterisinin balda gelişememesine rağmen, spor formunun balda bulunma ihtimalinin olması ve bu bakterinin bebeklerde Bebek Botulizmi denilen bir hastalığa neden olmasıdır. Bu sporlar çevremizdeki havada, toprakta, tozda ve ham tarımsal ürünlerde bulunmaktadır. Birçok gıdada olduğu gibi balda da bulunabilen bu sporlar erişkinler ve 1 yaşından büyük çocuklardaki gelişmiş bağışıklık ve sindirim sisteminden dolayı problem teşkil etmezken, 1 yaşından küçük bebeklerde bağırsak mikro florasının yeterince gelişmemiş olmasından dolayı botulizme neden olabilmektedir.

 

  • Petekli balda hile olur mu? Petek bal sağlıklı mıdır?

Petekli ballar, çiçeklerin nektarı yerine, direkt peteğin önüne konmuş şeker şurubundan üretilebilmektedir. Ancak bu ürünler hileli bal olarak nitelendirilmektedir. Bal üretiminde, arıların iş gücünü ve nektar kaybını azaltmak için fabrikalarda üretilen temel petekler, birçok arıcıdan toplanan balmumlarının eritilerek harmanlanması ve makinalarda basılması sonucu elde edilmektedir. Dolayısıyla bu harmanlama sırasında bazı arıcıların hastalıklara karşı kullandıkları ilaç kalıntıları ve pestisitler (zirai ilaçlar), diğer arıcıların petekleri ile karışabilmekte ve balmumlarında yüksek seviyede kalıntı olabilmektedir. Bu şekilde kalıntılı balmumlarından üretilen temel peteklerin kullanılmasıyla elde edilen, petek balları sağlığa uygun olmamaktadır. Ayrıca temel peteğin yapımı sırasında balmumu içerisine parafin, serezin, reçine ve iç yağı gibi yabancı maddeler katılabilmektedir. Bu şekilde yapılan temel peteklerden üretilen petek balları da yine sağlığa uygun değildir.

 

  • Balların kokusu ve tadı neden farklı olabiliyor?

Balların tat, koku ve renkleri, üretim yerlerine ve elde edildikleri bitkilerin cinsine göre değişebilmektedir. Ayrıca aynı yörede ya da aynı bitkiden elde edilen ballarda bile mevsimsel değişikler olabilmektedir. Balın içerisine giren her çiçeğin nektarının kendisine özgü tat, koku ve rengi vardır. Tüm bu değişkenlikler tamamen doğal bir ürün olan bala yansımaktadır

 

  • Bala antibiyotik ve diğer kalıntılar nasıl bulaşır?

Arılarda diğer hayvanlar gibi zaman zaman hastalanmaktadır ve bu hastalıklara karşı bilinçsiz kullanılan ilaçlar ve yine arı zararlılarına karşı kullanılan pestisitler, arı ürünlerinde ilaç ve pestisit kalıntılarına sebep olabilmektedir. Bu maddeler kovana direk olarak uygulanabilmekte ya da arıya verilmektedir. Her iki halde de bu uygulamanın yapıldığı kovanlardan elde edilen bal ve diğer arı ürünlerinde, izin verilen yasal limitlerin üzerinde kalıntılar bulunabilmektedir.

 

  • Hangi bal daha kalitelidir?

Balların kalitesi, hilesiz ve kalıntısız olmalarıyla ilgilidir. Hilesiz ve hiçbir kalıntı içermeyen ballar kaliteli olarak nitelendirilebilir. Çiçek balı veya çam balı daha kalitelidir şeklindeki bir yaklaşım yanlıştır. Balın tadı, kokusu veya rengine bakarak, kalite kriteri belirlemek doğru değildir. Balın kalitesi yani tamamen doğal ve sağlıklı olup olmadığı, sadece laboratuar analizleri ile tespit edilebilir.

 

  • Şeker hastaları bal tüketebilir mi?

Şeker hastalığının farklı türleri olduğundan bu konuda uzman doktora danışılması en sağlıklı yöntemdir.

 

  • Balın doğal ve sağlıklı (katkısız, kalıntısız) olduğu nasıl anlaşılır? Tüketicilerin balın tadından ya da görüntüsünden bunu anlaması mümkün müdür?

Balda hile ya da kalıntı olup olmadığını, sadece balın tadından, kokusundan ya da görüntüsünden anlamak mümkün değildir. Tek yöntem balın yapısının analiz edilmesidir. En iyi netice, tüm bal analizlerinin yapılıp, sonuçların konusunda deneyimli uzman bilim adamları tarafından yorumlanmasıyla elde edilir.

 

  • Balın besleyici özellikleri nelerdir? Besin değeri yüksek bir gıda maddesi midir?

Balın besleyici faydaları yüzyıllardır bilinmektedir. Bal, vitamin, mineral, aminoasit ve enzimler gibi pek çok yaşamsal faktörleri içermektedir. Bal temel karbonhidratların kaynağıdır. Bal, bir yemek kaşığında 64 cal enerji sağlayarak kaslar için yakıt görevi yapmaktadır. Amerika’daki Memphis Üniversitesinin Ekzersiz ve Spor Beslenme Laboratuarı egzersiz öncesi, sindirim için balın en efektif karbonhidrat olduğunu tespit etmiştir. Kan şekerine diğer karbonhidrat kaynaklarına nazaran daha ılımlı etkisi olduğu gözlenmiştir. Bal, niasin, riboflavin ve pantothenik asit gibi vitaminler, kalsiyum, bakır, demir, magnezyum, manganez, fosfor, potasyum ve çinko gibi mineraller içermektedir. Bal diğer besinlerin vücutta daha kolay sindirilip, daha iyi emilmelerini ve onlardan yararlanma düzeyini de yükseltir. Bu nedenle özellikle hastalık durumunda bal tüketimi vücudun çabuk toparlanmasına yardımcı olur. Balda yağ bulunmadığından, az ya da hiç yağ içermeyen diyetlerde kullanımı son derece uygundur.

 

  • Balın faydaları nelerdir?

Balın faydalarının başında antimikrobiyal ve antifungal özelliği gelmektedir. Balın bu özelliği, 1930’larda bilimsel olarak kanıtlanmıştır. Balın antimikrobiyal ve antifungal etkisi sayesinde yaraların iyileşmesine, bakteri ve mantar gelişiminin önlenmesine katkı sağladığı çeşitli çalışmalar ile gösterilmiştir. Balın bağışıklık sistemini kuvvetlendirdiği ve özellikle son yıllarda çok popüler bir konu olan antioksidan aktivitesi gösteren maddeler içerdiği de bilinmektedir. Bal yapısındaki tokoferol, askorbikasit, flavonoidler ve diğer fenolik maddeler nedeniyle antioksidatif etkiye sahiptir. Balın yapısındaki enzimler nedeniyle antiseptik özellik taşıdığı gözlenmiştir. Yapılan araştırmalarda balın, mideyi kaplayarak spazmları rahatlattığı ve gastrointestinal sistem üzerinde düzenleyici etki gösterdiği belirtilmiştir. Cilt üzerindeki olumlu etkilerinden dolayı pek çok kozmetik ürünün içeriğine de girmiştir. Yapılan bilimsel çalışmalar balın yara iyileşmesinde olumlu etkisinin olduğunu göstermiştir.

 

  • Bal, çayda tatlandırıcı olarak kullanılabilinir mi?

Balın içerindeki şekerlerin büyük kısmı, vücudumuzda parçalanmaya ihtiyaç olmadan direkt kullanılabilecek glikoz ve früktozdan ibarettir. Oysa günlük hayatımızda çay, kahve gibi içeceklerle ve tatlılarla çok fazla beyaz sofra şekeri yani sakaroz (glikoz+fruktoz) tüketiriz. Sakarozun vücutta sindirilebilmesi için enzimlerle glikoz ve fruktoza indirgenmesi gerekmektedir. Bu işlem özellikle sakarozun aşırı tüketiminde vücudumuzda zararlı etkileri olan, böbrek ve karaciğeri yoran bir işlemdir. Uzun vadede kalp damar hastalıkları ve aşırı kilo alımı gibi problemlere neden olabilir. Balın ise kolay sindirilebilmesinden ve yapısında şekerlerden başka pek çok doğal faydalı madde bulunmasından ötürü böyle olumsuz etkileri yoktur. Bu anlamda günlük yaşamda çay vb. içeceklerle bal kullanarak sakaroz tüketimini azaltmanın uzun vadede olumlu etkileri olacağı söylenebilir.

 

  • Balı kahvaltı dışında nasıl kullanabiliriz? Farklı kullanım alanları nelerdir?

Balın mutfakta kullanılması; tatlılarda şekerin yerine daha sağlıklı ve doğal, ayrıca vitamin, mineral açısından daha zengin bir ikamesi olarak kullanılır. İkame ederken bütün şeker çıkarılmaz yarı yarıya bal ile değiştirilir. Barbekü soslarında ve çeşitli etlerin kızartılması ya da kızartılmış etlere sos olarak kullanılması sırasında amaç ısı ile esmerleşen balın tadının ete geçmesini sağlamaktır. Salata soslarında sos içeriğindeki maddelerin acılığını bastırmak ve kendine has aromasını vermesi için kullanılır. Her türlü zeytinyağlı yemeğe ve fırın etlerine 1 kaşık kadar tat vermesi için katılabilir. Ayrıca meyve suyu, çay, süt gibi sık tükettiğimiz içeceklerde tatlandırmak amacı ile şeker yerine yine vitamin, mineral açısından daha zengin, sindirimi daha kolay ve doğal olan bal kullanılabilir. Fırınlanmış ürünlerde bal, daha süngerimsi yumuşak bir yapı sağlarken, ürünün kurumasını geciktirir ve raf ömrünü uzatır.

 

  • Bal alırken nelere dikkat etmeliyiz?

Markalı Bal Alın; Balın kalitesini tadarak ya da başka herhangi bir duyusal özelliğinden anlamak mümkün değildir. Açıkta satılan ballarda, riski tüketici, markalı ballarda ise riski ambalajlayan firma taşır.

Süzme Bal Alın; Her ne kadar petekli ballarda hile yapılmayacağı yolunda bir inanış varsa da bu ballar da arıya şeker yedirilmek suretiyle imal edilebilmektedir. Ayrıca arıcılıkta kullanılan ilaç uygulamalarının pek çoğu direk petekler üzerine olmaktadır. Dolayısıyla petekli balda kalıntı riski yüksektir.

Markayı Sorgulayın; Aldığınız balın markasını yıllar içerisinde kanıtlamış, güvenilir bir marka olmasına, üründe parti numarası, dolum tarihi, son kullanma tarihi, firma adı adresi, telefonu gibi ürün ve firma kimliğini açıkça belli eden ibarelerin bulunmasına ve kapakta garanti bandı olmasına dikkat ediniz. Tüm bunlara ilave olarak markayı üreten firmanın, kalite kontrol sistemini ve bal konusunda uzman, deneyimli kadroya sahip olup olmadığını hijyen, şartlarda üretim yapıp yapmadığını sorgulayınız.

Etiketi İyi İnceleyin; Doğal sadece Türk Gıda Kodeksi Bal Tebliği’ne uygun olarak satışa sunulabilir. Ancak bal olmadığı halde isminde bal geçen bazı ürünler “Bal Aromalı Şurup” adı altında satışa sunulabilmektedir ve bu durum etiketlerinde kolayca okunacak formatta belirtilmemektedir. Bu ürünleri bal zannederek almamak için, aldığınız ürünün etiketini iyice okuyunuz.

 

  • Arı sütü, Polen, Propolis nedir? Özellikleri nelerdir?

Arı sütü genç işçi arıların (bakıcı arılar), genç larvaları ve kraliçe arıyı beslemek için salgıladıkları bir sıvıdır. Kovan içinde salgılandığı anda kullanılır ve depolanmaz. Arı sütünde A, B1, B2, B6, C, D ve E gibi önemli vitaminler bulunmaktadır. Arı sütünün bu üstün özellikleri nedeniyle, insan gıdası olarak çeşitli şekillerde yararlanılmaktadır. Ayrıca, arı sütü kuvvet ve enerji verici, organizmayı yenileyici ve zindeleştirici bir etkiye sahiptir. Kozmetik ürünlerde de yararlanılır.

Polen arılar tarafından çiçeklerden toplanır, protein, vitamin ve bazı eser elementleri içerir ve arının arka ayaklarındaki polen sepetçiğine yüklü olarak kovana taşınır.

Propolis işçi arıların, kovan içerisindeki besinleri, yavru arıları ve kendilerini, çeşitli mikroorganizmalardan (virüs, bakteri, fungus) korumak amacıyla bitkilerin yaprak, gövde, tomurcuk vb. kısımlarından topladığı reçinemsi maddeleri ve bitki nektarlarını, başlarında yer alan salgı bezlerinden salgılanan enzimler ile biyokimyasal değişikliğe uğratarak oluşturdukları üründür.


DİĞER MAKALELER